Günlük hayatta buna overthinking (aşırı düşünme) diyoruz.
Psikolojide ise bunun önemli bir bölümü ruminasyon ve tekrarlayıcı olumsuz düşünme kavramlarıyla açıklanıyor.
Peki bunu nasıl azaltabiliriz?
Düşünüyor muyuz, aşırı mı düşünüyoruz?
Sağlıklı düşünmek genellikle bizi bir karara veya çözüme götürür. Aşırı düşünmede ise aynı sorular tekrar tekrar zihne gelir fakat bir sonuca ulaşamayız.
“Bu konuda ne yapabilirim?” çözüm odaklı bir sorudur.
“Neden böyle oldu, ya tekrar olursa, keşke bunu yapmasaydım…” şeklinde aynı noktaya dönmek ise zihinsel bir döngüye dönüşebilir.
1. Önce düşünceyi fark edin
Kendinize şunu sorun:
“Şu anda gerçekten bir problemi mi çözüyorum, yoksa aynı şeyi tekrar tekrar mı düşünüyorum?”
Amaç düşünceyi zorla susturmak değil, onu fark etmektir.
“Kesin kötü bir şey olacak.” yerine “Şu anda kötü bir şey olabileceğini düşünüyorum.” demek bile düşünceyle aramıza küçük bir mesafe koyabilir.
2. Kontrol alanınızı belirleyin
Aşırı düşünmenin büyük kısmı henüz gerçekleşmemiş ihtimallerle ilgilidir.
Bu yüzden düşüncelerinizi ikiye ayırabilirsiniz:
Kontrol edebildiklerim / Kontrol edemediklerim.
Kontrol edebileceğiniz bir şey varsa küçük bir adım belirleyin. Yoksa aynı ihtimali tekrar tekrar düşünmenin size yeni bir bilgi sağlayıp sağlamadığını sorgulayın.
Bazen zihnimizin aradığı şey cevap değil, kesinliktir. Fakat hayatta her konuda yüzde yüz kesinlik elde etmek mümkün değildir.
3. Düşüncelerinizi yazın
Zihindeki düşünceler kâğıda döküldüğünde daha yönetilebilir hale gelebilir.
Şu üç soruyu deneyebilirsiniz:
- Ne düşünüyorum?
- Bunun gerçek olduğuna dair elimde ne var?
- Şu anda yapabileceğim bir şey var mı?
“Yarın kesin kötü geçecek.” yerine:
“Yarının kötü geçeceğinden endişeleniyorum ama bunun kesin olacağını bilmiyorum.”
demek düşünceyle gerçeği birbirinden ayırmaya yardımcı olabilir.
4. Her düşünceye cevap vermeyin
Aklımıza gelen her düşünce doğru, önemli veya çözülmesi gereken bir problem değildir.
Bazen sadece:
“Bu düşünce burada ama şu anda onunla ilgilenmek zorunda değilim.”
deyip yaptığımız işe geri dönebiliriz.
Amaç “Bunu düşünmeyeceğim!” diyerek düşünceyle savaşmak değil; düşünce geldiğinde onun peşinden gitmemeyi öğrenmektir.
5. Zihinden bulunduğunuz ana dönün
Overthinking bizi genellikle geçmişe veya geleceğe götürür.
Kısa bir yürüyüş yapmak, çevredeki sesleri fark etmek, bir işe odaklanmak veya bedenimizin bulunduğu ortamla temasına dikkat etmek zihinsel döngüyü kırmaya yardımcı olabilir.
Mindfulness üzerine yapılan araştırmalar da bu tür yaklaşımların ruminatif düşünmeyi azaltabileceğini gösteriyor.
Araştırmalar ne söylüyor?
Bilimsel literatürde “overthinking” tek başına bir tanı değildir. Bunun yerine ruminasyon, endişe ve tekrarlayıcı olumsuz düşünme gibi kavramlar araştırılır.
2022 yılında yayımlanan, 61 çalışma ve 4.229 katılımcıyı kapsayan bir meta-analizde mindfulness temelli müdahalelerin ruminatif düşünmeyi anlamlı ölçüde azalttığı bulundu.
Benzer şekilde Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) üzerine yapılan çalışmalar da tekrarlayıcı olumsuz düşünme üzerinde olumlu sonuçlar gösteriyor.
Yani amaç zihnimizi tamamen susturmak değil; düşüncelerimizin peşinden ne kadar gideceğimizi değiştirmek.
Son olarak…
Aşırı düşünmeyi azaltmak, artık hiçbir şeyi kafaya takmamak anlamına gelmez.
Düşünceler yine gelecek. “Ya böyle olursa?” sorusu yine aklımıza düşecek.
Fakat her düşünceyi çözmek zorunda değiliz.
Bazen zihnimize verebileceğimiz en iyi cevap:
“Bunu şu anda çözmek zorunda değilim.”
Çünkü her düşünce bir gerçek değildir, her ihtimal gerçekleşmez ve her soru hemen cevaplanmak zorunda değildir.